
Thursday, April 26, 2007
Wednesday, March 7, 2007
Kyoto Protokolü
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na,
Biz aşağıda imzası olanlar,
Türkiye’nin iklim değişikliğine neden olan gazları hızla artan oranda üreten bir ülke olarak,
dünya üzerindeki yaşamı tehdit eden küresel ısınmayı durdurmak için üzerine düşenleri yapmasını,
ilk adım olarak da sera gazlarında indirim hedeflerini belirlemek için gerekli çalışmaları yaparak,
Kyoto Protokolü’nü en kısa zamanda imzalamasını istiyoruz.
Türkiye’nin iklim değişikliğine neden olan gazları hızla artan oranda üreten bir ülke olarak,
dünya üzerindeki yaşamı tehdit eden küresel ısınmayı durdurmak için üzerine düşenleri yapmasını,
ilk adım olarak da sera gazlarında indirim hedeflerini belirlemek için gerekli çalışmaları yaparak,
Kyoto Protokolü’nü en kısa zamanda imzalamasını istiyoruz.
Labels:
Mutlaka
Sunday, February 25, 2007
www.KuryeSepeti.com
Kuryeler istanbulda ciddi bir şekilde günü kurtarabiliyor. Fatura, cd, hediye...
Kurye sepetiyle bir arkadaşımın tavsiyesi ile tanıştım. Kurye göndermek istediğiniz iki lokasyonu ve iletinizin özelliklerini girdiğiniz zaman, size istanbul içerisinde mevcut tüm kuryelerin fiyat ve kalite özelliklerini sıralıyor. Eğer benim gibi İstanbul cambazı değilseniz ve telefonunu bildiğiniz herhangi bir kuryeye mahkum olmak istemiyorsanız, siteye mutlaka uğrayın.
Üye olduktan hemen sonra sitenin yöneticilerinden Can Bey'den telefon geldi ve beraber bu animasyonu geliştirdik.
Labels:
Animasyonlar
Tuesday, February 20, 2007
2lem
Ben hayatta artık herşeye karar verdiğimi düşünüyordum ki, yeni bir ikilemle yüzleştim.
Yazışmalarımızdan bir tanesinde Şenol Bezci rehber olarak Conan'dan bir barbar tanrısı, Krom'u kendime rehber edinmemi öğütledi. Çünkü "Krom, başının çaresine bakabilenlere yardım eder."
Neşeli ikilemler dilerim
Yazışmalarımızdan bir tanesinde Şenol Bezci rehber olarak Conan'dan bir barbar tanrısı, Krom'u kendime rehber edinmemi öğütledi. Çünkü "Krom, başının çaresine bakabilenlere yardım eder."
Neşeli ikilemler dilerim
Labels:
kısa yazılar
Sakın
Kendinizi tutarlı bir tesadüfler zincirine kapılmış bir halde bulsanız bile, sakın ha " Tesadüflerle kaderi karıştırmayın. "
Labels:
kısa yazılar
Mavi Kelebek

Sayın Necla Yaramış’ın fotoğrafına bir bakın. Sonra kitabı “ Mavi Kelebek”i mutlaka okuyun ve Necla Hanım’ın fotoğrafına tekrar dikkatlice bakın.
Komşularının kızı ve sırdaşı Ayhan ile fısıldaşmalarını, Alman Harbi sırasında ekmek karnesi ofisinde, esmer güzeli arkadaşı Becuie ile gülüşmelerini duyacak, ateş böcekleri gibi ışıldayan sahillere ve güneşin nazlı nazlı gökyüzünde yükselişine tanık olacaksınız.
Bir tren penceresinden sarkan, saçları rüzgarda savrulan küçük bir kız gördünüz belki; ama tahminimce hiç kitabını okumadınız.
Baki Bey’in küçük kızı, Mehmet Saygın’ın biricik anneannesi Necla Yaramış’ın hayatında yaşadığı güzellikleri, inandıkları, pişmanlıkları ve mükâfatları, insana huzur veren bir şekilde
kaleme aldığı kitabı “ Mavi Kelebek” i okumanızı ısrarla öneririm.
Mavi Kelebek’in baskısı yakınları ve sevdikleriyle paylaşılmak üzere Mehmet Saygın tarafından özveriyle gerçekleştirildi.Ama siz Necla Hanım’ın sizinle paylaşmak istediklerini ciltlenip, size ulaşmasını beklemeden aşağıdaki link'lerden e-kitap olarak indirebilir ve okuyabilirsiniz.
Mavi Kelebek'i indirmek İçin Tıklayınız
Labels:
Mutlaka
uyuyan
Burcumuzun özellikleri bir ulusu kurtarmayı, salıncakta sallanırken kahkaha atmayı, rüzgarda uçarcasına durmadan koşmayı kapsamıyor diye, denemedik.
Bu yüzden sevgililerimiz ilişki oldu hep, ideallerimiz ise aşk ve yaşadığından fazla uyuyan.
Labels:
kısa yazılar
Friday, February 16, 2007
Wednesday, February 14, 2007
5 Soru
Yaramaz bir çocuk plastik bir topu havaya atarak” ten rengiiiii” diye bağırsa, kimin elinden tutarsınız telaşla ya da İstop olur musunuz gönül rızasıyla?
Güpe gündüz kaldırıma tebeşirle bir sek sek çizip, 10 rakamında dursanız. Zıplaya zıplaya 9’a kadar gelip size gülümseyen biri çıkar mı?
Ve özlemek bir eylem midir yoksa eylemsizlik mi? En fazla kaç kişiyi özleyebilirsiniz düz bir duvara bakıp. Coşkun bir denizde dalgalarla boğuşarak mı daha iyi özler insan, gün içerisinde gündelik şeyleri yaparak mı?
Özlenmemeyi nasıl başarır insan, öznesi muhtemelen uzakta, edilgen bir eylemin baskısını hissetmez mi omuzlarında?
Bence daha sık dışarı çıkmalısınız, küçükken saklambaç oynadığınız bir çocuk hala sizi arıyor olamaz mı?
Güpe gündüz kaldırıma tebeşirle bir sek sek çizip, 10 rakamında dursanız. Zıplaya zıplaya 9’a kadar gelip size gülümseyen biri çıkar mı?
Ve özlemek bir eylem midir yoksa eylemsizlik mi? En fazla kaç kişiyi özleyebilirsiniz düz bir duvara bakıp. Coşkun bir denizde dalgalarla boğuşarak mı daha iyi özler insan, gün içerisinde gündelik şeyleri yaparak mı?
Özlenmemeyi nasıl başarır insan, öznesi muhtemelen uzakta, edilgen bir eylemin baskısını hissetmez mi omuzlarında?
Bence daha sık dışarı çıkmalısınız, küçükken saklambaç oynadığınız bir çocuk hala sizi arıyor olamaz mı?
Labels:
kısa yazılar
Yerinize...
Hayatınızın aşkı ile hayatınızın saplantısı arasındaki farkı bulun.Gözünüze uyku girmediyse, üzülmeyin… Sizin yerinize küçük bir köylü çocuğu damlarının üstünde yatıp yıldızları seyrediyordur nasıl olsa, sizin yerinize, her gece.Siz de bu yazı da fazla oyalanmayın, hadi yerinize…
Labels:
kısa yazılar
Subscribe to:
Posts (Atom)







